Nasreddin Hocanın Hayatı Çocukluğu İle İlgili Yazılar Ve Bilgiler
08.9.12 | Her Telden | admin
Nasreddin Hoca Kimdir Nerelidir ? Nasreddin Hocanın Hayatı Ve Bütün Geçmişi Hakkında Faydalı Bilgiler Yazılar.

Türkiye tarihinin halk bilgesi en komik sevilen insanlarından biri olan nasreddin hocanın hayatını çocukluğunu bütün anılarını okuyalım.
Nasreddin hocayı kısa tanıyıp öğrenelim şimdi:
Türk halk bilgesi. Halk dilinde, duygu ve inceliği içeren, gülmece türünün öncüsü olmuştur.
Nasreddin Hoca’nın hangi yılda ve nerede doğduğuna dair kesin bulgular yoktur. Bu konuda iki varsayım bulunmaktadır. İlkine göre Hoca Sivrihisar’a bağlı Hortu köyünde doğmuştur (1208 yılında). Diğerine göre Akşehir’in orta köyünde.
Nasreddin Hoca, Konya’da bir medrseye yerleşmiş ve öğrenimine başlamıştır. O günlerde başından bir olay geçer. Şehirde bıçak taşıma yasağı vardır. Bir gece şehrin Subaşı’sı, Nasreddin Hoca’nın üzerinde koca bir kasatura bulunca, Nasreddin: (Kusura bakmayın!. Ben medrse öğrencisiyim. Bu kasatura ile de kitaplardaki yanlışları kazırım.) diye özür diler. Subaşı’nın: (Bir yanlış için bu kadar uzun kasaturaya ne lüzum var?) demesi üzerine en güzel cevabı verir: (Kitaplarda bazen öyle yanlışlar var ki, bu kasatura bile az gelir!)
Nasreddin Hoca’yı bundan sonra, Akşehir’de gösterişsiz yaşantısı içinde, dert çeken, uman, isteyen, efkârlanan, sonunda efkârını bir nüktede boğan bir halk adamı olarak görüyoruz.
Bir ziyafete yeni kürküyle gitmiş. gördüğü itibar üzerine (Ye kürküm ye!.) deyişinde insanı yalnızca dış görünüşü ile değerlendiren toplumun, doğuran kazan hikâyesinde aç gözlülüğün, Akşehir Gölü’ne yoğurt çalarken: (Göl yoğurt tutar mı?) diyenlere karşı: (Ya bir tutarsa!.) cevabındaki gerçek yönleri…
Eşeğinden düştüğü zaman gülenlere: (Ne gülüyorsunuz yahu, düşmeseydim zaten inecektim) deyişi, yitirdiği eşeğini türkü söyleye söyleye ararken, bunun nedenini soranlara: (Bir umudum şu dağın ardında, orada da bulamazsam, o zaman seyredin bendeki ağıtı…) cevabını vermesi, onun renkli ve çok yönlü yaşantısının anekdotları arasında yer alır.
Nasreddin Hoca, Akşehir’de evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştır. Onun iki kızından Fatma Hatun ile Dürr-ü Melek’in mezar taşları, son yıllarda bulunmuş ve Akşehir Müzesine kaldırılmıştır.
Nasreddin Hoca, yaşının seksene yaklaştığı bir sırada, 1284 yılında Akşehir’de ölmüş, mezarı üzerine altı sütuna oturan kubbeli bir türbe yaptırılmıştır. Kubbenin altında, Nasreddin Hoca’ya ait mermer bir sanduka görülür. Bu sandukanın baş tarafındaki kitabede, Hoca’nın ölüm tarihi olan 683 Hicri yılı, tuhaflık olsun diye ters yazılmıştır. Burada, her yönü açık olan Türbeyi kilitleyen Selçuklu devri kilidi, bir sembol olarak yer alır.
Nasreddin Hoca’nın ölümü, onun yeniden doğumu olmuştur. Onun, toplumun temeline oturan sağlam fikir yapısı, her geçen yılla geçerli olmuş, yüzyıllar onu daha dinç, daha diri yapmış, şöhreti, Türkiye sınırlarını da aşarak dünyayı sarmıştır. Nasreddin Hoca bugün tüm insanlığın malıdır.
Akşehirliler, çok sevdikleri Nasreddin Hocaları için her yıl Temmuz ayında festivaller düzenler. Bu festivallerde, Nasreddin Hoca’nın ağzından bir türlü huzura kavuşamayan dünyamıza, iyilik ve mutluluk mesajları yayınlanır.
You might also like
|
|
|
|
|
Yorumlar (14)



ben esma nasrettin hocanın çocukluğunu istiyorum a
ya negadar uzun ama bu nasdrettin hoca acaba nasıl ünlü olmuş yani napmıış
Çok bilgilendirici
teşekkür ederim sanaaaaaa
ne kadar uzun
ama güzel bilgiler var
çok güzel bilgiler aktarmışsınız
kocam olduğu için ödevim di yazamadım
tşkler sağolun emeğinize sağlık
nasreddin hoca iyi biri olduğu için çokseviliyor
çok güzel bilgiler varmış.
elinize sağlık gerçekten
bece süper bir site ödevimde çok yardımcı oldu 2/A sınıfındaki şevval den baybay
gerçekten faydalı bir açıklama teşekkür ederiz